YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9021
KARAR NO : 2009/8418
KARAR TARİHİ : 07.12.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 76 parsel sayılı 5.794,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Köy Tüzel Kişiliğinin kadimden beri kullanımında iken, 2002 tarihinden bu yana İsmet Koçak kullanımında ise de zilyetlik koşullarının oluşmaması nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına, davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Hazine davasının reddine, … davasının kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacı …’ün zilyetliğinde olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, üzerinde 20 ila 25 yaşında meyve ağaçlarının bulunduğu davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz meraya sınır olduğu halde usule uygun mera araştırması yapılmamış, üzerinde 100 adet çam ağacı olan taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin ne şekilde sürdürüldüğü araştırılmamıştır. Hükme dayanak olan fen ve zirai bilirkişi raporları karar için yeterli olmadığı gibi soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tespit bilirkişisi beyanlarına itibar edilerek, hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat mühendisleri kurulundan arazinin niteliği, komşu mera parseli ile arada yapay ya da doğal ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, üzerinde 100 adet çam ağacı olan taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin ne şekilde sürdürüldüğü konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye taşınmaz üzerindeki ağaçların dağılımı ile niteliklerini gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde yazılı zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır. Keşifte taşınmazın dört tarafından fotoğrafları çekilmeli, çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde durulması gerektiği de düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 7.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.