Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9159 E. 2010/1138 K. 19.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9159
KARAR NO : 2010/1138
KARAR TARİHİ : 19.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : …, Cemil Kartav
DAHİLİ DAVALILAR : … ve müşterekleri (Ekrem İngeç mirasçıları)

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 140 ada 19 parsel sayılı 99,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davacı … ile davalılar …, … ve ölü… adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın eşit paylarla kendisi ve… adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 68,95 metrekarelik bölümünün davacı … ile tespit maliki… adlarına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 30,29 metrekarelik bölümü hakkındaki davanın reddine ve bu bölümün davalılar … ve … adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 68,95 metrekarelik bölümünde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; taşınmazın evveliyatının, kime ait olduğunun kimden nasıl intikal ettiğinin kadastro tespitinin ne sebeple müştereken davacı ile davalılar adına yapıldığının ve davacı ile davalılar arasındaki irs ilişkisinin belirlenmemiş olması ve tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin de dinlenilmemesi nedeniyle yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri katılımı ile keşif yapılarak, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, davacı ile davalılar arasında irs ilişkisinin ne olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; alınan beyanlar ile önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli kroki düzenlettirilmeli, davacı ile ölü… arasında müşterek mülkiyet ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması halinde davacı …’ın… adına dava açamayacağı ve talebinin kendi payı ile sınırlı olarak görülmesi gerektiği düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 19.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.