Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9215 E. 2009/8568 K. 11.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9215
KARAR NO : 2009/8568
KARAR TARİHİ : 11.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 137 ada 249 parsel sayılı 12259.80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dam ve tarla niteliği ile davacının annesi Katerin Kondos adına tespit edilmiş, Kadastro Komisyonunun incelemesi sonucunda tespitin iptaline ve ham toprak niteliği ile davalı … adına tespitine karar verilmiş ve komisyon kararı Kadastro Mahkemesinde dava açılmadan 11.01.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı … vekili, 27.05.2008 havale tarihli dilekçesiyle tapu kaydı, irsen intikal ve hisse devri nedeniyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dayanağını oluşturan 05.06.1940 tarih, 4 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece tapu kaydı getirtildiği halde mahalline yöntemince uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, kaydın mahalli bilirkişilerce bilinemeyen sınırlarının tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmamış, çekişmeli taşınmazın doğusunda bulunan 247 sayılı parsele ilişkin komisyon kararında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1967 yılında Toprak Tevzi Komisyonu çalışması yapıldığından söz edildiği halde Toprak Tevzi Komisyonu’nca çekişmeli taşınmaz hakkında ne gibi bir işlem yapıldığı araştırılmamış, dosyada mevcut Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulu yazısına göre çekişmeli taşınmazın bulunduğu kadastro çalışma alanında tescilli korunması gerekli kültür varlığı bulunduğu belirtildiği halde çekişmeli taşınmazın sit alanında kalıp kalmadığı belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgeye ait Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarıyla ilgili tüm belgeler getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişi, taraf tanıkları ile uzman fen ve arkeolog bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile okunup kayıtta yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kaydın sınırlarındaki şahıs ve manastır yerleri ile taşınmaz içinde önceden mevcut olduğu söylenen değirmenin yeri tam olarak belirlenmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklarca zeminde gösterilen sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, aynı şekilde varsa çekişmeli taşınmaza ilişkin Toprak Tevzi Komisyonu tutanak ve ekleri ile haritası uygulanarak Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz hakkında ne gibi bir işlem yapıldığı belirlenmeli, uzman fen bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, sit alanı kararı ve haritası uygulanarak uzman arkeolog bilirkişiden çekişmeli taşınmazın sit alanda kalıp kalmadığına ilişkin ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.