Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9242 E. 2010/1799 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9242
KARAR NO : 2010/1799
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve Dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 179 ada 107 parsel sayılı 10.846,01 metrekare metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Toprak tevzi çalışmaları sonucu oluşan tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin tarım arazisi olduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın etrafı aynı ada 264 nolu mera parseli ile çevrili olup tespiti de kesinleşmiştir. Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporunda “çekişmeli taşınmazın hali araziden sürülerek elde edildiği, nadasa bırakılmış, kuru tarım arazisi olduğu” belirtilmiştir. Zirai bilirkişi raporu hükme elverişli olmadığı gibi taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin ne şekilde sürdürüldüğü de araştırılmadan soyut nitelikteki yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişisi ve davacı tanığı beyanlarına itibar edilerek, mahkeme gözlemi keşif tutanağına yazılmaksızın hüküm kurulmuştur. Eylemli durumda çekişmeli taşınmazın etrafını saran mera parselinin kadim veya tahsisli mera olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları, belirtmelik bilirkişileri ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak
açıklattırılmalı, 3 kişilik, uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirten komşu mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusuna açıklık getiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden Toprak Komisyonunca düzenlenen harita ile kadastro paftasının yöntemince çakıştırılması istenilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu olan 179 ada 108 nolu parselin Toprak Komisyonunca ne sebeble davacının babası … … adına ayrıldığı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken iktisap sağlamayacağı gözetilmeli, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan veren denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 08.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.