Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9303 E. 2010/1171 K. 22.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9303
KARAR NO : 2010/1171
KARAR TARİHİ : 22.02.2010

MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden,Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili 25.12.2008 havale tarihli dilekçesi ile, sanığın muvazaalı olarak işçisi ile borç ilişkisi kurduğu dosyadan dolayı işyerini işçisi …’ya devrettiği, evindeki eşyaları haciz ettirerek alacaklarının tahsilini olanaksız hale getirdiğini ileri sürerek şikayette bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda işyerinin sanığın babası…Kuruçay’a ait olduğu ve…tarafından işyerinin …’ya devredildiği borç ilişkisinin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde, “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; sanık hakkında … 2.İcra Müdürlüğünün 2007/2397 esas sayılı dosyası ile 13.152.12TL’nin tahsili için 15.8.2007 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, sanık vekili tarafından hazırlanıp sunulan 3.9.2007 tarihli mal beyanında bildirdiği sanığa ait 20.000.00 TL değerinde 361 ada 170 parsel numaralı taşınmazın bu dosya üzerinden haczedildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın kastının tayini açısından hacizli taşınmazın suç tarihi itibariyle değeri belirlenerek borcu karşılayıp karşılamadığı, …’ya devredilen işyerinin kime ait olduğu ve bu devir işleminin muvazaaya dayalı olup olmadığı araştırılmaksızın eksik araştırma ile sanığın beraatine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.