YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9355
KARAR NO : 2009/8865
KARAR TARİHİ : 21.12.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 29 parsel sayılı 22.003,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zilyetliğin terk edilmesi ve toprak tevzii çalışmaları sonucu oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına ham toprak niteliği ile tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğu davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz meraya sınır olduğu halde usule uygun mera araştırması yapılmamış, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin ne şekilde sürdürüldüğü araştırılmamış, yetersiz fen ve zirai bilirkişi raporu hükme dayanak yapılmış, soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tespit bilirkişisi beyanlarına itibar edilmiş ve mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmeksizin hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tüm komşu parsellerin, onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler, davalı Hazine’nin dayanağı olan tevzi tapusunun oluşumuna esas olan belirtmelik tutanak ve haritaları, dağıtım cetvelleri getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında toprak komisyonu haritası, kadastro paftası ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak yapılacak uygulama sonunda, tapu kaydı kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir Teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat mühendisleri kurulundan arazinin niteliği komşu mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının ve haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir açıklamalı kroki düzenlettirilmeli, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46. maddesinde yazılı zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır. Keşifte taşınmazın dört tarafından fotoğrafları çekilmeli, çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde durulması gerektiği de düşünülmeli mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.