YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9446
KARAR NO : 2009/9124
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 186 ada 4 parsel sayılı 1653,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile dava dışı …, 186 ada 5 parsel sayılı 1985,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı …, 186 ada 6 parsel sayılı 2137,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ve dava dilekçesinin başlık kısmında 186 ada 4, 5, 6 sayılı parsellerin dava dilekçesinin açıklama kısmında ise 168 ada 4, 5, 6 parsel sayılı taşınmazların adına tescili istemi ile …, … ve …’u hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın husumet nedeniyle reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 186 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların dava konusu edildiği kabul edilerek tespit maliklerinin davalı olarak gösterilmediği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamı ve usule uygun değildir. Davacı vekili dava dilekçesinin başlık kısmında 186 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazları, dilekçenin açıklama kısmında ise 168 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazları davalı olarak göstermiştir. Dosya içerisine getirtilen onaylı tutanak suretlerine göre; dava dilekçesinin açıklama kısmında davalı olarak gösterilen 168 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı …, 5 parsel sayılı taşınmazın davalı … ve 6 parsel sayılı taşınmazın ise davalı … adına tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı tarafından doğru kişilere husumet yöneltildiği halde dava dilekçesinin başlık kısmında dava konusu taşınmazların ada numaralarının bildirilmesinde yanılgıya düşüldüğünün kabulü gerekir. Hal böyle olunca; usul ekonomisi yönünden davanın gerçek konusu olan 168 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tutanak asılları getirtilip, tapu kayıtlarına davalı olduğu şerhi konularak tarafların bildirildikleri ve bildirecekleri tüm deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.