YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9512
KARAR NO : 2010/1162
KARAR TARİHİ : 22.02.2010
MAHKEMESİ : ÇAYCUMA İCRA MAHKEMESİ
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’nun İİK’nun 338.maddesi gereğince 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Duruşma davetiyesinin sanığa “…” adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, gerekçeli kararın “…l” adresine tebliğ edilmesi karşısında yapılan tebligatın geçersiz olması nedeniyle, temyiz süresinin öğrenme ile başladığı kabul edilerek yapılan incelemede;
İcra ve İflas Kanunu’nun “Beyanın muhteviyatı” başlıklı 74.maddesindeki, “Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde ve gerek üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nevi ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanığın 26.1.2009 tarihli mal bildiriminde yaşam tarzına göre geçim kaynak ve olanaklarını belirtmemesi nedeniyle mal beyanının, İİK’nun 74.maddesinde düzenlenen şartları taşır nitelikte olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine cezalandırılmasına karar verilmesi, isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.