YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9640
KARAR NO : 2010/1432
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
ava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu olan 130 ada 13 ve 147 ada 39 parsel sayılı 440,55 ve 1246,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı … tarafından davalılar…ve … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan miras payına yönelik elatmanın önlenmesine ilişkin dava, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası ve … ve müşterekleri tarafından açılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 130 ada 13 parsel sayılı taşınmazın … … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, 147 ada 39 parsel hakkında hüküm kurulmamış; hüküm, davacı-davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi hükmü uyarınca kadastro hakimi genel mahkemelerden gelen dava dosyaları ile kadastro tutanağını birleştirip aynı kanunun 11. maddesi hükmünce askı ilanını yaptırmak, ilan süresi bittikten sonra da duruşmaya başlamak zorundadır. Dosya içinde mahkemece temyize konu parseller ile ilgili olarak askı ilanının yapıldığına dair bir kayıt bulunmadığı gibi, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirtilerek malikhanesi açık bırakılmak sureti ile tespit edilen 147 ada 39 parsel hakkında da hüküm kurulmayarak, sicil oluşturulmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesine göre kadastro hakimi kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kim adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Mahkemece anılan yasa hükümleri gözönünde bulundurulmadan askı ilanı yapılmaksızın davaya bakılmış olması ve malikhanesi açık olan parsel hakkında hüküm kurulmamış olması isabetsiz, davacı-davalı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 25.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.