YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9678
KARAR NO : 2010/4050
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili delillerinin istenmesi, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişi aracılığıyla keşif icra edilmesi, taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında tespite esas olan tapu kayıtlarıyla davacıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının ayrı ayrı ve ihdaslarından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtlarda yazılı hudutların yerel bilirkişilere zeminde göstertilmesi, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği Hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmesi, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması ve bu suretle kayıtların kapsamının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tapu kayıtlarının oluşumu, intikali, intikal sırasında hudutlarda ve miktarda değişiklik varsa bu değişikliğin nedeni, hudutların arz ettikleri özelliklerle taşınmazların tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, yerel bilirkişi ve tanıkların, kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarının, komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, beraberde götürülecek teknik bilirkişiden uygulanan kayıtların kapsamını belirtir, keşfi takibe imkan verir, davacıların dayanağını oluşturan tapu kayıtları bu taşınmazlarla ilgili ise, kayıtların kapsadığı alanın davaya konu parseller içerisindeki konumunu gösterir ayrıntılı ve gerekçeli kroki ve rapor alınması, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde, tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı … ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne, 30.776 TL/YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece son oturumda tefhim olunan kısa kararla tebliğ olunan gerekçeli kararın birbiri ile uyumlu bulunması yargıya güven ilkesinin gereğidir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki uyumsuzluk, 10.04.1992 tarih 1991/7 Esas ve 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozma nedenidir. Mahkemece kısa kararda “30,776 YTL”nin, gerekçeli kararda ise “30,776 TL”nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Yani, tefhim olunan kısa kararla tebliğ olunan gerekçeli karar, hükmedilen tazminatın miktarı ve paranın cinsi yönünden birbirine aykırı bulunmaktadır. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 03.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.