Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9729 E. 2010/2037 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9729
KARAR NO : 2010/2037
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 203 ada 6 ve 206 ada 11 parsel sayılı 15562,29 ve 3814.31 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacılar … evlatları … …, … ve … çekişmeli taşınmazların ortak murisleri … … mirasçıları adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 203 ada 6 ve 206 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dosyanın keşfe hazır halde geldiği, hazır bulundukları oturumda hesaplanan keşif giderini yatırmaları için, davacılara Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesi uyarınca ihtarı içeren kesin süre verildiği halde keşif giderinin yatırılmadığı, bu nedenle ve son oturum beyanları ile davacıların keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ve davalarını ispat edemedikleri kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin bir taraf yönünden uygulanabilmesi için öncelikli koşul, taraflar arasındaki çekişmenin niteliği itibariyle ispat yükünün uygulama yapılacak tarafa düşüyor olmasıdır. Somut olayda, çekişmeli taşınmazların ortak muris … …’den kaldığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların muris … … tarafından davalı …’e satılıp satılmadığı, satılmışsa bu işlemin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Ortak muristen kalan taşınmazların murisin sağlığındaki tasarrufu ile kendisine kaldığını iddia eden taraf, bir başka deyişle davalı … bu iddiasını ispatlamakla yükümlü bulunmaktadır. Bu nedenlerle, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca davacılara ihtarda bulunulmasında isabet bulunmamaktadır. Kaldı ki, karar verilen son oturumda davacı … hazır bulunup, beyanda bulunmadığı gibi, mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarına keşif gününün bildirilmesi için gerekli tebligat giderlerinin belirtilmemiş olması nedeniyle yapılan ihtar da usule uygun bulunmamaktadır. Davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.