Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/978 E. 2009/947 K. 23.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/978
KARAR NO : 2009/947
KARAR TARİHİ : 23.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 17 ve 24 parsel sayılı 18980.77 ve 18602.90 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesinde …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek Ağrı Kadastro Müdürlüğü Kadastro Komisyonunun kararına istinaden meradan açıldığı ve zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı belirtilerek mera niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişme konusu 103 ada 24 sayılı parselin tespit gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesi gereğince mera niteliği ile sınırlandırılmasına, 103 ada 17 sayılı parselin teknik bilirkişinin düzenlediği rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen 14286.428 metrekarelik kısmının aynı parsel numarası altında çayır vasfı ile davacı … adına tesciline, kalan kısmın farklı parsel numarası verilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi gereğince mera vasfı ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Çekişme konusu 103 ada 24 sayılı parsel ile 103 ada 17 sayılı parselin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilen bölümünün eylemli olarak sınırını oluşturan meraya el atmak suretiyle kazanıldığı mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve toplanıp, değerlendirilen delillerden anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 103 ada 24 sayılı parsel ve 103 ada 17 sayılı parselin mera vasfıyla sınırlandırılan bölümüne ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davacı Hazinenin 103 ada 17 sayılı parselin teknik bilirkişi haritasında (B) ile gösterilen 14286.428 metrekare yüzölçümündeki davacı taraf adına tesciline karar verilen bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bu bölümünün mera olmadığı ve davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın etrafında bulunan komşu 103 ada 16, 23, 25, 49, 50 ve 26 sayılı parsellerin de aynı şekilde meradan açıldığı belirtilerek kamu orta malı niteliğinde mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu parsellerin sınırında bulunan 103 ada 28 sayılı parsel ise kadim mera olarak kullanılması nedeniyle mera niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmış ve tespiti kesinleşmiştir. Taşınmazın temyize konu kesimi ile mera olarak sınırlandırılan kesimi ve çevresini oluşturan mera parselleri ile arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak sabit bir sınır bulunmamaktadır. Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen ./..

rapor da eylemli durumu doğrulamaktadır. Eylemli duruma aykırı düşen yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Hal böyle olunca taşınmazın temyiz konusu kesiminin çevresini oluşturan eylemli meraya el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça bir değer taşımaz. Bu nedenlerle davanın reddine ve taşınmazın tamamının tespit gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi gereğince mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.