Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1075 E. 2010/5675 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1075
KARAR NO : 2010/5675
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 247 parsel sayılı 10300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, irsen intikal, taksim, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … … … adına tespit ve tesçil edilmiştir. Davacı Hazine, kadastro sonucu oluşan tapu kaydının iptali istemi ile tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazine ve davalı dayanağı olan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsadığı ancak eski tapu kaydı maliki olan Hazinenin önceki kayıtla bağlantı kurmaksızın davalının bayiilerine iskanen yeni kayıt oluşturması nedeniyle dava açma olanağının bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; davacı Hazinenin dayanağı olan Mart 1302 tarih 1 sıra numaralı ve davalı dayanağı Temmuz 323 tarih 11 sıra numaralı tapu kaydı mahalline yöntemince uygulanarak kapsamları belirlenmediği gibi, tespite esas olan 1938 tarih 165 tahrir numaralı vergi kaydı da uygulanmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, tapu kayıtlarının oluşum belgeleri tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu 245, 246, 248, 249 ve 250 parseller ile su akıntısı ve yoldan sonra gelen taşınmazların onaylı tutanak örnekleri ve dayanağı olan belgeler getirtilmeli, uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak davalı tapusunun oluşum sebebi kesin olarak belirlenmeli, davalı tapusunun köyü, mevkii ve pay durumu incelenmeli, revizyonu kesin olarak saptanmalı, Hazine tapusu kapsamındaki yerlerin iskanen dağıtılıp dağıtılmadığı hususu yetkili mercilerden sorulmalı, gerektiğinde iskan kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmalı, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tarafların dayandıkları tapu kayıtları (oluşumlarından itibaren tüm tedavülleriyle) ve dayanağı olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, davalı tapusunun sınırındaki …ve … yerleri kesin olarak tespit edilmeye çalışılmalı, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen
sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, tapu kaydında geçen köy ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyün farklı olması dikkate alınarak bu çelişki yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle giderilmeli, tespite esas vergi kaydı uygulanmalı, vergi kaydı maliki ile tapu kaydı maliki arasındaki akdi ve ırsi ilişki irdelenmeli, bu hususta davalı tarafa tanık dinletme olanağı tanınmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi