Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1095 E. 2010/2242 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1095
KARAR NO : 2010/2242
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ : … 7. İCRA MAHKEMESİ

Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık Adnan Canlı’nın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden,Yargıtay C.Başsavcılığının bozma talepli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili 12.5.2009 havale tarihli şikayet dilekçesiyle, borçlu Canlı Nakliyat Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti. hakkında devam eden takipte alacağın tahsili amacıyla haciz ve muhafaza yapılması için 7.5.2009 tarihinde borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine hacze gidildiğinde şirketin 4-5 aydır faaliyet göstermediğinin anlaşıldığını, ticareti terk edenlerin İİK’nun 44.maddesi gereğince yapmakla yükümlü oldukları beyan ve diğer işlemleri, 337/a maddesi ile de bu hükme aykırılığın yaptırımının belirlendiğini, borçlu şirket yetkilisi, ticareti terk etmesine karşın İİK’nun 44.maddesinde düzenlenen beyanda bulunmayarak anılan Kanun hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürerek İİK’nun 337/a maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “..Ticareti terk suçundan dolayı cezalandırılması istenen …’nın 11.2.1999 tarihinden 11.2.2009 tarihine kadar borçlu şirketi temsile yetkili olup, suç tarihi olan 7.5.2009 tarihinde şirket yetkilisi olmadığı gerekçesiyle beraatine” karar verilmiştir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 136. maddesinde ticaret şirketlerinin nev’ilerinin; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinden ibaret olduğu belirtilmiş olup, anılan yasa incelendiğinde yukarıda sayılan şirketler yönünden ticareti terk hususu değil, bunun yerine infisah ve tasfiyelerinin öngörüldüğü, eş anlatımla bu şirketlerde ticareti terk yerine ortaklık ilişkisi sona erdirildiğinden ve tasfiyeleri sonrasında kayıtlı olduğu ticaret sicil memurluğunda terkin işlemi sırasında İİK’nun 44. maddesine göre mal beyanında bulunma yükümlülükleri olmadığından, sözü edilen şirket yetkilileri için ticareti terk suçunun işlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemine iştirak edilememiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.