Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1113 E. 2010/4226 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1113
KARAR NO : 2010/4226
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

MAHKEMESİ : … 5. İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklardan … ve …’in İİK’nun 331/1, TCK’nun 52.maddeleri gereği 1 yıl hapis ve 14.600.00TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve taksitlendirilmesine, sanık …’ın İİK’nun 331/1, TCK’nun 52, 50/3.maddeleri gereği 29.200.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve taksitlendirilmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanıklar vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, suç tarihi olan 10.04.2002 ve 11.06.2003 itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK’nun 331. maddesinin birinci fıkrasında 3 ay hapis cezası öngörülmesi, suç tarihinde yürürlükte olan 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesi ile 4949 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesi ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı İİK’nun 331.maddesi, 647 sayılı Kanun, 765 sayılı TCK. ile 5237 sayılı TCK’nun ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, suç tarihinde yürürlükte bulunan İİK’nun 331.maddesi karşılaştırmaya esas alınmadan 4949 sayılı Yasa ile değişik İİK’nun 331.maddesi ile 5358 sayılı Yasa ile değişik 331.maddesinin karşılaştırılması yapılıp yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 10.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.