Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1121 E. 2010/6186 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1121
KARAR NO : 2010/6186
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 parsel sayılı 33.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ifraz, satın alma, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilerek … adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar …, … ve … intikal ve tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında… mirasçısı … ve … irsen intikal, tapu kaydı ve Mahkeme ilamlarına dayanarak taşınmazın 1/4 payının adlarına tesçil istemi ile davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda müdahil …mirasçılarının müdahale taleplerinin reddine, davacıların davalarının reddine, çekişme konusu 101 sayılı parselin tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı …’ın dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, katılan davacılar … ve …’nin ise delil olarak 361 sayılı kokmisyon kararına dayandıkları; ancak, taşınmaz ile ilgili 360 sayılı komisyon kararı verildiği gerekçe gösterilerek davacıların davalarının, müdahil davacıların müdahale taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın kadastro tespiti 3402 sayılı Kadastro Kanunu’un 5.maddesi hükmü uyarınca yapılmadığı, aynı Yasa’nın 30.maddesi hükmünün uygulama olanağı bulunmadığı dikkate alınmadan ve dosya keşfe hazır hale getirilmeden keşif günü tayin edilerek ve keşif gideri suçüstü ödeneğinden karşılanarak tarafların gıyabında keşif yapılması ve tarafların savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması, davaya müdahil davacı olarak katılan … mirasçılarının bildirdiği delilleri toplanmadan ve toplanan deliller değelendirilemeden müdahale taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı …’ın dayandığı T.Sani 303 D. tarih 82 sayılı tapu kaydı oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, ırsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğünden ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise Kadastro Müdürlüğünden dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro ./..
Müdürlüğünden getirtilmeli; ayrıca, katılan davacılar … ve paydaşının tüm delilleri sorulup saptandıktan sonra dayandıkları tüm kayıt ve belgeler de getirtilmeli, davacılar ve müdahil davacıların aynı kayda dayanarak açtıkları ve derdest bulunan dava dosyalarının birleştirilip birleştirilemeyeceği yönü üzerinde durulmalı, dosya keşfe hazır hale geldiğinde keşfe karar verilirken 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36.maddesi dikkate alınmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tespit tutanaklarının içeriği ve dayanakları belgelerle denetlenmeli, dava konusu taşınmazın dayanılan kayıtların kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanılmalı, taşınmazın dayanılan tapu kayıtları kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesi gereğince tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılarak değerlendirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı … ile katılan davacılar … mirasçıları … ve …’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.