YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1290
KARAR NO : 2010/1841
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi … tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 4, 105 ada 2, 108 ada 5, 114 ada 17 ve 18 parsel sayılı 8635,40, 17010,97, 12.601,69, 10.395,24 ve 8.635,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tüm taşınmazlar hakkında tapu kaydına dayanarak, davacı … ise 105 ada 2 ve 108 ada 5 sayılı parseller hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında … ve …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 102 ada 4 ve 105 ada 2 sayılı parsellerin adlarına tescili istemi ile davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve çekişmeli 102 ada 4, 105 ada 2 ve 108 ada 5 sayılı parsellerin davacı Hazine adına, 114 ada 17 ve 18 sayılı parsellerin tespit gibi davalı … adına tesciline, davacı … ve arkadaşlarının davalarının reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili, davacı ve müdahiller … ve … ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 26.10.2009 tarih ve 2009/7267-6977 sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu kez, davalı … tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı …’ın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmayan sair itirazları yerinde değildir. Ancak, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 489 ve 490. maddeleri uyarınca, yargılama hakiminin, hükmü tefhim edip zaptın altını imzalamak suretiyle dosyadan elini çektikten sonra o dosyayı, evrak üzerinde dahi olsa tekrar ele alabilmesi için söz konusu kararın kanuni yollardan geçmek suretiyle bozulması ve hakimin önüne tekrar gelmesi gereklidir. Hakim, tefhim ettiği hüküm ile bağlıdır ve sonradan hükmün yanlış olduğu kanısına varsa bile artık hükmü değiştiremez. Aksi takdirde, mahkemece verilen yeni hüküm hukukça bir değer taşımaz. Somut olayda mahkemece, 19.01.2009 tarihli duruşmada esas hakkında karar verilerek çekişmeli taşınmazlardan 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline dair hüküm tefhim edilmiş ve tutanağın altı imzalanmak suretiyle yargılama hakimi tarafından işten el çekilmiştir. Ancak, daha sonra dosya tekrar ele alınarak zaptın altına şerh düşülmek suretiyle hüküm fıkrası üzerinde silinti yapmış ve el yazısı ile 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiştir. Mahkemece hüküm fıkrasında silinti yapılmak suretiyle yapılan değişiklik yok hükmündedir. Bu suretle 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak, hakim tarafından tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi ve 10/4/1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince sonradan yazılan gerekçeli kararın tefhim edilen kısa karara uygun olması zorunludur. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu nedenlerle, çekişmeli 102 ada 4, 108 ada 5, 114 ada 17 ve 114 ada 18 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün onanmasına, 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ise açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekirken hükmün tamamının onandığı anlaşılmakla davalı …’ın 105 ada 2 parsel dışında kalan hükme yönelik karar düzeltme istemlerinin reddine, çekişmeli 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.10.2009 tarih 2009/7267 Esas, 2009/6977 Karar sayılı ilamının 105 ada 2 parsel yönünden kaldırılmasına, çekişmeli 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili bulunması nedeniyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.