YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1302
KARAR NO : 2010/7056
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 168 ada 55 parsel sayılı 2786.29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 168 ada 55 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarafların ortak murisinden geldiği, mirasçılar arasında yapılmış taksim neticesinde davacı tarafa isabet ettiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasında taşınmazın öncesinin, ortak muris Hidayet’ten geldiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, muris Hidayet’in ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise çekişmeli taşınmaz bölümünün kime isabet ettiği konusundadır. Mahkemece, muris Hidayet’in ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği hususu yeterince araştırılmamış, muristen intikal eden diğer taşınmazlarla ilgili tutanaklar getirtilip bu taşınmazların kimler adına tespit edildiği incelenmeden hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişilerinin tamamı, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı davada menfaati olmayan tüm zilyetlik tanıkları ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan, taşınmazın temyize konu bölümünün tarafların murisi Hidayet’in ölümünden sonra taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksime tabi tutulmuş ise kime isabet ettiği, davacı tarafa isabet etmiş ise bu yere karşılık diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazın temyize konu bölümünün kim tarafından ne suretle ve ne kadar süre ile kullanıldığı etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, muristen intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip incelendikten sonra karar verilmelidir. Kabule göre de, kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Çekişmeli taşınmazın geriye kalan bölümü yönünden tescil hükmü kurulmaması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.