Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1407 E. 2010/6869 K. 25.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1407
KARAR NO : 2010/6869
KARAR TARİHİ : 25.11.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 16 parsel sayılı 42.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiş, 17 parsel sayılı 149.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kadimden beri mera olduğu belirtilmek suretiyle … Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Hazine, dava konusu 17 parsel sayılı taşınmazın 2510 sayılı Kanun gereğince … göçmenlerinden… ve arkadaşlarına temlik ve teslim edildiğini, verilecek kararın Hazine’yi de ilgilendirdiğini belirterek 05.03.1964 tarihli dilekçe ile davaya katılmış, … Kayış ve arkadaşları, dava konusu taşınmazların iskan suretiyle kendilerine verildiği iddiasına ve tapu kaydına dayanarak, 15.05.1965 tarihinde … ve …, kadastro tespit tarihinden sonra gerçekleşen pay satın alma işlemine dayanarak,…mirasçıları … ve müşterekleri … mirasçılarının 1993 yılında paylarını miras bırakanları …’na sattıkları iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacıların davasının reddine, katılan Hazinenin davasının kabulüne, 16 sayılı parselin tespit gibi tesçiline, 17 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesçiline, katılanlar … ve müştereklerinin Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetlerine karar verilmiş; hüküm, katılanlar … Kayış mirasçıları, …mirasçıları, …mirasçıları ve … ile … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, katılanların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının kadastro tespit tarihinden sonra oluştuğu belirtilmek sureti ile katılanlar yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmalarında muhtariyetlerine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına ve usule uygun değildir. Dosya incelendiğinde katılanların bir bölümünün dayanaklarını oluşturan ve iskan sureti ile verilen tapu kayıtlarına ilişkin 2510 sayılı Yasa’ya göre düzenlenen dağıtım cetvellerinin 08.12.1954 tarihinde mülki idare
amirince imzalanarak kesinleştiği ve bu olur kararı üzerine Temmuz 1955 tarihinde tapu kaydına tescil işlemlerinin yapıldığı, böylece gerek mülki idare amirin onay tarihi gerekse tapuya tescil işlem tarihinin kadastro tespit tarihi olan 24.08.1954 tarihinden sonra gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Katılanlar mahkemeye sundukları usul kurallarına uygun olan katılma dilekçeleri ve mahkemenin de katılma taleplerinin kabulü ile davada taraf sıfatını almışlardır. Asli müdahale bir kişinin açılmış bir davada kendi yararına bir hakkın tespit ve korunmasını istemesiyle olur. Katılanların bir bölümü dava konusu taşınmazların Hazine tarafından iskan suretiyle kendilerine verildiği ve adlarına tapu kaydının bulunduğunu, bir bölümü ise tespit tarihinden sonra gerçekleşen satın alma işlemlerine dayanarak davaya katılmışlardır. Bu durumda mahkemece verilecek hükmün katılanlara da etkili olması gerekir. Katılana ait istekler askıya alınarak ya da “Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmakta muhtariyetlerine” şeklinde karar verilerek istek hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir. Hal böyle olunca mahkemece katılanların davaya katılmış olmalarının da açılmış bir dava niteliğinde olduğu ve haklarının kadastro tespitinden sonra doğmuş olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmü temyiz eden katılanların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.