YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1592
KARAR NO : 2010/3852
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 1 parsel sayılı 38280.57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 yılı 178 tahrir numaralı vergi kaydı, … Köyünün merası olması ve kadastro müdürlüğü mera komisyonu kararı ile belirlenen mera alanı içinde kalması nedeniyle ortamalı mera olarak sınırlandırılarak tespit edilmiştir. Davacı Tahir oğlu …, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın yaklaşık 20 dönüm bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin 26.09.2008 tarihli uzman bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen bölümünün tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın temyize konu uzman bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı taraf yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, tescil ilamıyla oluşmuş ve miktarı kadar, bitişik 2 parsel sayılı taşınmaza uygulanmış olan tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesine göre kayıt ve belgeler harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunur. Dosya içinde bulunan tescil ilamının eki olan tescil krokisinin tam bir fenni yeterliliği olmamakla birlikte, krokide kenar uzunlukları bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmaz ile bitişik 2 parsel sayılı taşınmazın çevresini kadim olduğu bildirilen Diyadin arkı ve yol çevrelemektedir. Bu durumda tescil krokisine kenar uzunlukları ile sınırlarındaki sabit yol ve sabit ark esas alınarak kapsam tayini mümkündür. Tapu kaydının tespit sırasında 2 parsel sayılı taşınmaza uygulanması ve batıdaki arkla irtibatı kesilmek suretiyle yapılan kapsam tayini hakimi bağlamaz. Hal böyle olunca, mahkemece mahallinde yeniden keşif ve uygulama yapılarak, dayanak tapu kaydı ve eki olan tescil krokisi özellikle kenar uzunluklar gözetilerek mahalline uygulanmalı, tapu kaydına sabit olan doğu ve batısında yer alan ve sabit nitelikte olan ark ile güneyinde yer alan sabit yol esas alınmak suretiyle kapsamı tayin edilmeli, bu hususta uzman teknik bilirkişiden yöntemince düzenlenmiş ayrıntılı rapor ve kroki alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak uygulama sonucunda, çekişmeli taşınmazın kayıt kapsamında kaldığı belirlenecek bölümünün davacı adına tesciline karar verilmelidir. Kayıt kapsamı dışında kalan bölüm yönünden ise kadastro tespitinin mera olması nedeniyle yöntemince mera araştırması yapılmalıdır. Bu amaçla keşifte hazır bulunan komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirikşi heyeti ile taraf tanıklarından, çekişmeli bölümün öncesinde ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ne şekilde geçtiği, bu bölümün mera olup olmadığı, uzman bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve temyize konu edilmeyerek mera olarak kesinleşen kuzeydeki bölümden nasıl ayrıldığı, ayırıcı unsurların zeminde mevcut olup olmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalıdır. Bilirkişiler ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde, hazır bulunacak tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Aynı şekilde keşifte hazır bulunacak üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, komşu taşınmaz ve bölümlerle karşılaştırmalı; özellikle çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün uzman bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve mera olarak kesinleşen bölümünden ne şekilde ayrıldığını, arada ayırıcı unsur olup olmadığını, (B) bölümünün mera özelliği gösterip göstermediğini irdeleyen, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmazın, değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak teknik bilirkişiden kayıt uygulaması yanında, keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verir ayrıntılı; özellikle çekişmeli bölümün kuzeyinde mera olarak kesinleşen bölümden nasıl ayrıldığını yan görünüş krokisi ile gösteren rapor alınmalı, taşınmaz ve çevresinin halihazır durumunu ayrıntılı olarak yansıtacak şekilde hakimin gözlemi keşif zaptına geçirilmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek, çekişmeli taşınmazın kayıt miktar fazlası olan bölümünün zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde düzenlenen edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.