YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1637
KARAR NO : 2010/1897
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 878 ada 50, 881 ada 13 ve 881 ada 70 parsel sayılı 6716.56, 27567.67, 18729.75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Toprak Komisyonunca oluşturulmuş tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit görmüşlerdir. Davacı … vekili, yasal süresi içerisinde 878 ada 50 parsel yönünden tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 881 ada 13 ve 70 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 878 ada 50, 881 ada 13 ve 70 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı Hazine vekilinin 881 ada 13 ve 70 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili hükmün ONANMASINA,
2-Davalı Hazine vekilinin 873 ada 50 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 1828 sayılı belirtmelik parseli olarak belirlenmiş olup, anılan parsel firari ve mütegayyip eşhastan kaldığı gerekçesiyle 2.1.1964 tarih 405 sıra sayılı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davalı Hazinenin dayanağı 6500 metrekare yüzölçümündeki 2.1.1964 tarih 405 sıra sayılı tapu kaydıdır. Davacı tarafın dayanağı ise 36500 metrekare yüzölçümündeki 11.10.1996 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydıdır. Davacının dayanağı olan 11.10.1996 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydının 3.1.1952 tarih 13 sıra numaralı ve Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.11.1951 tarih 1951/55-97 sayılı ilamı ile 4595 metrekare yüzölçümü miktarında oluşturulduğu, sonrasında ise davacı tapusunun yüzölçümünün Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.6.1973 tarih, 1973/161 Esas, 169 sayılı Kararı ile 36500 metrekareye çıkarıldığı, her iki mahkeme kararında da davalı Hazinenin taraf olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının dayanağı tapu kaydı ile ilgili her iki tescil ilamı ve krokileri getirtilmemiş, Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazine tapusunun dayanağı olan Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen harita ile davacı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile varsa haritasının onaylı örnekleri Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamları, kadastro paftasıyla tescil haritası yüzölçümü artırımı ilamının dayanağı olan harita ve 1828 sayılı toprak tevzi parseline ait haritanın ölçeklerinin eşitlenip çakıştırılması suretiyle 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Davacı tarafın dayanağı tapu kaydının tesisine esas olan Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.11.1951 tarih 1951/55-97 sayılı ilamının eki tescil krokisinin olmaması ya da uygulanamaması durumunda davacının dayanağı tapu kaydının sabit sınırlı mı, yoksa değişebilir sınırlı mı olduğu yöntemince araştırılmalı, davacı dayanağı tapu kaydının yüzölçümünün davalı Hazinenin taraf olmadığı yüzölçümü artırımı davası ile artırılmış olmasının davalı Hazineyi bağlamayacağı dikkate alınmalı, davacı dayanağı tapu kaydının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği yöntemince araştırılmalı, bu kaydın değişebilir sınırlı olduğu sonucuna varılması halinde miktarı ile geçerli olacağı düşünülmeli, miktar fazlasının Hazine’nin dayanağı tapu kaydı kapsamında kalması halinde, tescil tapusunun oluşum tarihinden Hazine tapu kaydının oluştuğu tarihe dek 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gözönüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile bu parselle ilgili hükmün BOZULMASINA, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.