Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1642 E. 2010/1806 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1642
KARAR NO : 2010/1806
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1073 ada 3 parsel sayılı 100.296,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile vergi kaydı, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1073 ada 3 sayılı parsel davalı … adına, 1121 ada 54 parsel sayılı 26030,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle davalı … ve arkadaşları adına, 1091 ada 2 parsel sayılı 68.527,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle yine davalı … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 1073 ada 3 ve 1121 ada 54 sayılı parsellere ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-) 1091 ada 2 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli parselin tarım arazisi olduğu ve davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın etrafı Kırkdönüm Köyü kadastro çalışma alanı içinde kalan 18 sayılı mera parseli ile çevrilidir. Mahkemece, gerek taşınmazın bulunduğu Erkizan Mahallesinde, gerekse çekişmeli taşınmaza komşu olan Kırkdönüm Köyünde tahsisli ya da kadim mera olup olmadığı araştırılmamıştır. Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın “toprak işlemesi yapılarak ekime hazır hale getirilmiş kuru tarım arazisi” olduğu belirtilmiştir. Zirai bilirkişi raporu yeterli olmadığı gibi taşınmaz üzerindeki tarımsal faaliyetin ne şekilde sürdürüldüğü araştırılmadan soyut nitelikteki yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişisi beyanlarına itibar edilerek, mahkemenin gözlemi de keşif tutanağına geçirilmeksizin hüküm kurulmuş olması da isabetsizdir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı alınan beyanların tutanağın edinme sebebinde belirtilen hususlarla çekişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, eylemli durumda çekişmeli taşınmazın etrafını saran mera parselinin kadim mera ya da tahsisli mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda önceki ziraatci bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazın keşif sırasında çekilen fotoğrafları rapora eklenmeli, çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin niteliklerinin de gözönüne alınması ve etrafı mera ile çevrili bulunan taşınmazın mera bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğunun kabulü gerekeceği de düşünülerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 08.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.