Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1780 E. 2010/6332 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1780
KARAR NO : 2010/6332
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 206 ada 39 parsel sayılı 387,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın köy boşluğu olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 206 ada 39 sayılı parselin köy boşluğu niteliği ile Hazine adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı tarafa ait ahşap ambar bulunduğu; ancak, taşınmazın etrafının çevrilmediği, herkesin kullanımına açık olması ve köy halkı tarafından fiilen köy boşluğu olarak kullanılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen 1963 doğumlu yerel bilirkişi ile 1957, 1943, 1948, 1952 doğumlu davacı tanıkları ağırlıklı bayanlarında taşınmaz üzerinden herkesin rahatlıkla gelip geçtiğini, üzerindeki çok eski olan ambarın davalı tarafa ait olduğunu belirtirlerken, 1922, 1936, 1945, 1951, 1959 doğumlu davalı tanıkları ağırlıklı beyanlarında ambarın çok eski olduğunu, davalı tarafa ait olup onlar tarafından kullanıldığını, etrafının ise davalılar ve murislerince harmanyeri olarak kullanıldığını, köy halkının kullanmasına ve gelip geçmesine müdahale etmediklerini ifade etmişlerdir. Beyanlar arasında çelişki giderilmemiş, taşınmazın öncesinin özel harmanyeri mi, yoksa köy boşluğu mu olduğu yönünde yeterli araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın öncesinin özel harmanyeri mi, yoksa köy boşluğu mu olduğu kesin olarak belirlenmelidir. Yerel bilirkişi ve taraf tanıkları beyanları arasındaki çelişki giderilmelidir. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de davalı tarafa ait olduğu belirlenen “ambarın” muhdesat olarak gösterilmemesi isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.