Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2127 E. 2010/7433 K. 16.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2127
KARAR NO : 2010/7433
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ : KAHRAMANMARAŞ KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1968 yılında 2613 sayılı Yasa uyarınca yapılan kadastro sırasında 462 ada 10 parsel sayılı 52746 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtları, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 180/360 payı oranında … oğlu … ve müşterekleri adlarına, açıkta kalan 180/360 payı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazları Kadastro Komisyonunca reddedilen … ve müşterekleri, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tespite dilen 180/360 payının adlarına tescili istemiyle; itirazı kadastro komisyonunca reddedilen … çekişmeli taşınmazın 40 para itibariyle 4 para 7 mangırının tapu kaydı uyarınca, 30 parasının ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği uyarınca … mirasçıları adlarına tescili gerektiği iddialarına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. … oğlu …’ın açtığı davada, birleştirme kararı öncesi Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen davanın kabulü kararı Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.11.1995 tarihli kararı ile tutanağın kesinleştiği kabul edilemeyeceğinden görevsizlik kararı verilmesi gereğiyle bozulmuştur. Yargılama sırasında … kızı … mirasçısı … mirasçıları … ve müşterekleri, zilyetlikten gelen paylarının adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda dava konusu K.Maraş, Merkez, … Mahallesi, 462 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı ve 27.10.1969 tarihli komisyon kararının iptali ile dosyaya sunulan pay raporu uyarınca … oğlu … mirasçıları ve diğerleri adlarına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, … mirasçıları … ve müşterekleri; … mirasçısı … mirasçısı … ile davacı …. mirasçısı … ve müşterekleri vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kayıtları ve vergi kaydı kapsamında kaldığı, çekişmeli taşınmazın tapu kayıtlarında açık kalan pay dışında Hazine ile bir ilgisinin olmadığı, tapu kayıtlarında malik olan kişilerin bizzat veya kiraya vererek çekişmeli taşınmazı kullandıkları, ancak hangi ailenin çekişmeli taşınmazın ne kadarını veya hangi bölümünü kullandıklarının belirlenemediği, dava Hazine adına tespit edilen 180/360 pay ile … oğlu …, … ve … payları dışındaki tüm tespit paylarına yönelik olarak açılmış olmakla birlikte taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davanın Hazine adına tespit edilen 180/360 paya yönelik olduğunun kabulü gerektiği, tapu kayıtları ile gelen tespit paylarının korunması gerektiği kabul edilerek ve dosyaya sunulan pay raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Çekişmeli taşınmazın yüzölçümü 52.746 metrekare olup, tespitte uygulanan tapu kayıtlarının yüzölçümü 9190 metrekaredir. Karara esas alınan pay raporu incelendiğinde, tespit maliki … oğlu …’in 36/360 olan pay oranının 522.547.200/6.767.296.000 pay karşılığı 27/360’a düşürüldüğü görülmektedir. Diğer tespit maliklerinden … oğlu … ve … ile … torunu …, … ve …’nin pay oranları korunurken diğer tespit maliklerinin pay oranlarında artışlar olduğu; davacılar … ile …, …, … ve …’e toplam 77.85/360 pay oranı karşılığı pay verildiği anlaşılmaktadır. Kararda, tespit maliki … oğlu … mirasçılarına verilen pay oranının düşürülmesinin nedeni açıkça tartışılıp değerlendirilmeden ve yukarıda özetlenen gerekçeye aykırı karar verilmiştir. Kaldı ki, bu paya yönelik mirasçılarına yöneltilerek açılmış bir dava da bulunmamaktadır. Ayrıca Kösenazar oğlu … mirasçısı … tarafından, sonradan talep ve davası azaltılmış olmakla birlikte, başlangıçta, amcası Kösenazar oğlu … payı dışındaki, tespit paylarına esas alınan tapu kayıtlarının hukuki değerlerini korumadıkları iddia edilmişse de, tüm tespit maliklerine husumet yöneltilmemiştir. Yargılama devam ederken çekişmeli taşınmazın Hacı … oğlu … adına 01.08.1969 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu tescil, yok hükmünde olup hiçbir hukuki değeri olmamakla birlikte, mirasçıları davadan haberdar edilmemiştir. Hal böyle olunca; Hazine adına tespit edilen 180/360 pay dışında, tapu kayıtları nedeniyle kişiler adına tespit edilmiş payların da davaya konu olduklarının kabulü ile tüm tespit maliklerinin mirasçıları belirlenerek tamamının davaya dahil edilmeleri zorunlu görüldüğünden tüm tespit maliklerinin mirasçılarına husumet yaygınlaştırılıp davaya katılmaları sağlanmalı ve bildirecekleri tüm deliller dosya içine getirtilmelidir. Bundan sonra; yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve uzman fenni bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, kadastro tespitinin dayanağını oluşturan tapu ve vergi kayıtları köyü, mevkii ve tüm sınırları tek tek okunarak mahalline uygulanmaya çalışılmalı, gösterilen sınırlar uzman fen bilirkişisine işaret ettirilmelidir. Bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın hangi tarihten beri, ne sıfatla, kimin zilyetliğinde olduğu, taraflar arasındaki akdi veya irsi ilişkilerin neler olduğu gibi hususlar olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Uzman fen bilirkişisinden keşif ve yapılan uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretlenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma, inceleme ve uygulama sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller tartışılıp değerlendirilerek; dayanak kayıtların kapsamı belirlenmeli, çekişmeli taşınmazı kısmen veya tamamen kapsayıp kapsamadıkları açıklığa kavuşturulmalı, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin niteliği ve süresine göre dayanak tapu kayıtları kapsamında kalan bölümler yönünden tüm payların ayrı ayrı hukuki değerini koruyup korumadığı ve hukuki değerini kaybeden payların kimin yararına hukuki değerini kaybettiği, tapu kayıtlarında açıkta kalan ve Hazine adına tespit edilmiş 180/360 pay yönünden edinme koşulların oluşup oluşmadığı ile oluşmuşsa kimlerin adına oluştuğu; dayanak tapu kayıtları kapsamında kalmayacağı kabul edilecek bölümler yönünden kişiler yararına edinme koşulların oluşup oluşmadığı üzerinde durulmalıdır. Bundan sonra, açılan davaların kapsamı, davacı ve katılanların sonraki talepleri, kendilerine ait paylar yönünde tutanaklara geçen beyanları ve taraflar arasında doğan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.