YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/213
KARAR NO : 2010/3935
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 225 ada 5 parsel sayılı 289.04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen ve taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 225 ada 5 sayılı parselin tespit gibi davalı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davasını ispat edemediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazın babası …’tan intikali ile 20 yıla aşkın zilyet bulunduğunu iddia etmiştir. Davalı … ise duruşmada ve keşifte zeminde mevcut ırmağın aralarında sınır teşkil ettiğini, ırmağın orman tarafında kalan kısmının kendisine, diğer bölümünün ise davalıya ait olduğunu beyan etmiştir. Keşifte sadece bir yerel bilirkişi dinlenmiş, O da taşınmazın kime ait olduğunu bilememiştir. Duruşmada dinlenen davalı tanığı … de zemindeki su arkının batı tarafının davacıya ait olduğundan söz etmiştir. Beyanlarda söz edilen ırmağın taşınmazın neresinden geçtiği anlaşılamamaktadır. Gayrimenkul davalarında yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi gerektiği halde tüm taraf tanıklarının duruşmada dinlenmeleri doğru değildir. Taşınmazı kimin, ne zamandan beri kullandığı usulüne uygun olarak araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmaza komşu tüm parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanakları olan kayıtlar, davacının dayandığı Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/12 sayılı tespit dosyası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri ve fen bilirkişisi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte davalının beyanı açıklattırılmalı, fen bilirkişisine davacının dayandığı Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 1995/12 sayılı tespit dosyasında düzenlenen teknik bilirkişi krokisi de değerlendirilerek, zemindeki ırmak ve su arkının nereden geçtiği tespit ettirilerek kroki üzerinde göstertilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacı ve davalının taşınmazları arasındaki sınırın neresi olduğu, çekişme konusu taşınmazın kime ait olduğu, kimden kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tüm tespit bilirkişileri de taşınmaz başında tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.