Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2132 E. 2010/5934 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2132
KARAR NO : 2010/5934
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 21, 22 ve 93 parsel sayılı 4307.26, 10766.76 ve 9821.17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Müdür oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı … Temsilcisi, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların … Köyüne ait kadim yayla ve mera olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine vekili, çekişmeli taşınmazların mera olarak sınırlandırılması istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 103 ada 21 ve 93 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, çekişmeli 103 ada 22 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile özel siciline tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı … Temsilcisi ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan çekişmeli 103 ada 22 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Mahkemece; davacı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından 103 ada 21 ve 93 parsel sayılı taşınmazlara yönelik dava açılmışsa da, davacı köy temsilcisinin keşif tutanağındaki dava açtığı yere yönelik beyanı esas alınarak ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi gözetilip taleple bağlı kalınarak 103 ada 21 ve 93 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesçillerine karar verilmiştir. Mahkemenin bu kabul ve değerlendirmesinde isabet bulunmamaktadır. Dava dilekçesi ile zamanın köy muhtarı tarafından ada ve parsel numaraları yazılarak 103 ada 21 ve 93 parsel sayılı taşınmazlar hakkında mera iddiası ile dava açıldığı tartışmasızdır. Mahallinde yapılan keşifte davacı köy muhtarı dava açtığı yeri göstermiş ve başka yeri dava etmediğini bildirerek tutanağı imzalamıştır. Gerek bu keşif beyanı, gerekse oturumlardaki davacı köy temsilcilerinin beyanları 103 ada 21 ve 93 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davadan vazgeçme veya feragat niteliğinde kabul edilemez. Kaldı ki, meraların kamu ortamalı niteliğindeki yerlerden olmaları, çıplak mülkiyetlerinin Hazineye, yararlanma haklarının ilgili köy veya belediye tüzel kişiliklerine ait olması nedeniyle, köy tüzel kişiliği temsilcisinin tek başına mera
iddiasıyla açılan davadan vazgeçip vazgeçemeyeceği tartışılıp değerlendirilmeden karar verilmesinde de isabet bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ve fenni bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden yöntemince keşif ve uygulama yapılmalıdır. Yapılacak keşif sonucu toplanacak ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre ve komşu parsellerle ilgili davaların sonuçları da göz önünde bulundurularak bir karar verilmelidir. Davacı köy tüzel kişiliği temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.