Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2314 E. 2010/7401 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2314
KARAR NO : 2010/7401
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 216 ada 4 parsel sayılı 685,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tesçil edilmiştir. Davacı …, yasal süresi geçtikten sonra tapu kaydı ve harici satın alma iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı …’ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.02.2000 tarih 2000/49 Esas, 2000/204 Karar sayılı tapu iptali ve tescile ilişkin ilamı ile 86,92 metrekarelik taşınmaz bölümünün davacı adına tesçilinden sonra, bu bölüm ile birlikte bu bölüm dışında kalan bölümü de kapsayacak şekilde 128,41 metrekarelik taşınmaz için lehine aldığı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05.10.2007 tarih 2007/299 Esas, 2008/158 Karar sayılı “men’i müdahale” ilamına değil, tespit öncesi nedenlere dayanarak 128,41 metrekarelik bölüm için tapu iptali ve tescil davası açtığına göre kesin hüküm oluşmadığından davanın kesin hükümden reddi isabetsizdir. Ancak çekişmeli taşınmazın tespitinin 28.01.1999 tarihinde kesinleştiği ve tapu kaydı oluştuğu, davanın ise 07.10.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmakla 3402 sayılı Yasa’nın 12/3.maddesi uyarınca tespite ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağından 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Gerekçenin bu şekilde düzeltilmek suretiyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.