Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/2334 E. 2010/7403 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2334
KARAR NO : 2010/7403
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 185 ada 13 parsel sayılı 18.978,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın yarısının babası olan … mirasçıları adına tesçili için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 185 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davacı murisi … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçılarından … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava ve temyize konu 185 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davacının murisi …’ya ait ve onun zilyetliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle taşınmazın tamamının davacı murisi … adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz belgesizden davalı … oğlu … adına tespit edilmiştir. … oğlu … mirasçısı davacı … taşınmazın yarısının … mirasçıları adına tescili için dava açmıştır. … mirasçısı davalı … 26.10.2007 günlü celsede taşınmazın tamamı yönünden davayı kabul etmiştir. Davalı … terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu için … mirasçısı …’ın tek başına kabul beyanı hukuki sonuç doğurmaz. Kaldı ki davacı taşınmazın yarı payını dava etmiş olup diğer yarısı davaya konu olmadığından dava dışı pay yönünden de kabulün hukuki sonuç doğurması mümkün değildir. Dosya kapsamına göre temyize konu taşınmazın tarafların kök murisleri … ve …’e ait iken aralarında yaptıkları taksim sonucu …’e kaldığı doğru olarak belirlendiğine ve mahkemede bu nedenle taşınmazı … mirasçıları adına tescil ettiğine göre temyiz eden …’ın davalı taraf olduğu da nazara alınarak ihtilafın davaya konu 1/2 payla sınırlı olarak çözülmesi gerekir. Davanın açılış şekline göre taşınmazın 1/2 payının …, 1/2 payının da … mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekir iken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.