YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2369
KARAR NO : 2010/3605
KARAR TARİHİ : 10.05.2010
MAHKEMESİ :İCRA HUKUK MAHKEMESİ
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık … …’ın İİK’nun 338,5237 sayılı TCK’nun 50/1-A, 52/2.maddeleri gereğince 1.800.00 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına, İİK’nun 89/4.maddesi gereğince 3.900.00 TL tazminatın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının temyiz isteminin reddi-bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçuna yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesi sonucunda;
5237 sayılı TCK’nun 50/5.maddesinde yer alan “Uygulamada asıl mahkumiyet bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir” şeklindeki düzenlemeye temyiz konusunda bir istisna getirilmemiş olmasına ve hüküm tarihi itibarıyla 647 sayılı Kanun’un 4/4.maddesinin yürürlükten kaldırılmış bulunmasına göre; sanığa gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan tayin olunan cezanın miktar ve nev’i itibarıyla hükmün, 21.07.2004 tarih ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa’nın 3/B maddesi ile değiştirilen CMUK’nun 305/1.maddesi uyarınca, kesin olup, temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesiyle yürürlükte bulunan CMUK’un 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
Tazminat istemine yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonucunda ise;
İİK’nun 89/4.maddesine göre “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere çözümlenmesi gerekmektedir. Ancak İİK’nun 89/4 ve 338.maddeleri gereğince hem tazminat hem de cezalandırılma istemiyle açılan davalara ceza mahkemesi sıfatıyla bakılacağı gözetilmeksizin, hukuk mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devamla sanığın cezalandırılmasına ve tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 10.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.