YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2401
KARAR NO : 2010/3891
KARAR TARİHİ : 28.05.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … …. temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dava konusu 397 ada, 60 parsel sayılı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümün 27.10.1992 tarihinde üçüncü kişiden satın alındığı, bu taşınmazın bedelinin miras bırakan … tarafından ödendiği, murisin başkaca mal varlığının bulunmadığı, bu nedenle yapılan kazandırmanın taşınmaz değil, bu taşınmazın alımında ödenen bedel olduğunu, bu haliyle miras bırakan …’nin taşınmazların alımında ödediği bedelin, mirasın açıldığı tarihteki ulaştığı değerin paranın satın alma gücündeki değişimlerin usulünce belirli kriterler dikkate alınarak hesaplanması gerektiği, bu konuda uzman bilirkişi veya bilirkişiler kurulundan taraf, yargıç ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması, bu yolla belirlenecek değerin iadesine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, yerel mahkemece verilen 7.12.2006 tarihli birinci kararda davacı yararına hüküm altına alınan miktar üzerinden noksan harç ikmal ettirilmiş, toplam 2.835,00 TL yatırılmıştır. Davacı yararına hüküm altına alınan miktar dikkate alındığında fazla yatırılan harcın davacıya iadesi gerekirken sadece 384,60 TL’nin iadesine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davacı dava dilekçesinde miras bırakanı …’ya daha önce vefat eden kocasından gelen 1.000,00 TL’yi kızı …’a ev alımında kullandığını, böylelikle davalıların murisi …’a evin alımında 1.000,00 TL vermek suretiyle kazandırmada bulunduğunu ileri sürerek saklı payına el atıldığından bahisle tenkis talebinde bulunmuş olup, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda …’ a yapılan kazandırma nedeniyle davacının saklı payına 377,25 TL el atma olduğu ortaya çıktığına ve mahkemece bu miktarın davalılardan tahsiline karar verildiğine göre, kabul edilen bu miktar üzerinden davacı yararına (maktu vekalet ücretinden az olmamak kaydıyla), red edilen kısım üzerinden de davalılar yararına nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, davalılar yararına nispi vekalet ücretinin bozulan ilk kararda hüküm altına alınan miktar esas alınarak takdir edilmiş olması da isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 750.00. TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 28.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.