Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/29 E. 2010/1601 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/29
KARAR NO : 2010/1601
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu … hakkında yapılan yargılama sonucunda, atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine dair Şişli 3. İcra Mahkemesinin 25/06/2009 tarihli ve 2009/172 esas, 2009/209 sayılı kararına karşı müşteki vekilinin itirazının kabulü ile Şişli 3. İcra Mahkemesinin anılan kararının kaldırılmasına, borçlunun 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/07/2009 tarihli ve 2009/758 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; borçlu şirketin adresinde yapılan haciz sırasında, şahsi olarak icra kefili olan sanığın yaptığı ödeme taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle vaki şikayet üzerine usul ve yasaya uygun olarak verilen Şişli 3. İcra Ceza Mahkemesinin anılan beraat kararına karşı yapılan itirazın, icra kefili olan sanığa ayrıca icra emri çıkartılmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11/12/2009 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105¬34-8069-2009/14101/69658 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının K.Y.B. 2009/289747 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
“Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza” başlıklı 5358 sayılı Yasa’nın 11.maddesi ile değişik İİK’nun 340. maddesi birinci cümlesi “111. madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.” hükmünü içermektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı cezalandırabilmek için öncelikle ihlalde bulunanın borçlu olması gerekmektedir. Oysa ki somut olayda borçlu … İnş. Ltd. Şti. hakkında yapılan takip sırasında gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında üçüncü şahıs durumunda bulunan …’ın borca icra kefili olduğu ve borcu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, belirttiği tarihte ödeme yapmaması nedeniyle de şikayetçi vekilinin sanık hakkında ödeme şartını ihlal fiilinden dolayı şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır.
Görüleceği üzere borcu ödeme taahhüdünde bulunan sanık hakkında icra takibi başlatılmadığı gibi ödeme emri de tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle henüz borçlu sıfatını taşımamaktadır. Borçlu olmayan kişilerin ödeme şartını ihlal eyleminden cezalandırılmaları mümkün olmadığından itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, … 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2009 tarih, 2009/758 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma kararı üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’ın ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 01.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.