YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2987
KARAR NO : 2010/4539
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ : … 11. İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık … hakkında açılan davada müştekinin şikayet hakkının İİK’nun 347.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığa isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6.fıkrasında “bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur”, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346 .maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla, yargılamaya başlanacaktır.
Somut olayın incelenmesinde; şikayetin 10.8.2005 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapıldığı, bu durumda yanlış merciye verilen dilekçenin hak kaybına yol açmayacağı dikkate alındığında şikayetin varlığı ve süresinde olduğunun kabulü gerekirken süresinde olmadığı gerekçesiyle İİK’nun 347. maddesi gereğince şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi isabetsiz ise de; suç tarihi 11/1/2005 olup, alacaklı tarafından …’e çıkarılan birinci haciz ihbarnamesine 31.3.2005 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği ve dilekçe içeriğinde suça konu tasarruftan bahsedildiği, müşteki vekilinin de isnat edilen suçun oluştuğunu 5.4.2005 tarihinde icra dosyasında işlem yapmak suretiyle öğrenmesine rağmen İİK’nun 347. maddesinde düzenlenen üç aylık süre geçtikten sonra 10.8.2005 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunun anlaşılması karşısında gerekçesi yanlış fakat sonucu itibariyle doğru olan hükmün istem gibi ONANMASINA, 28.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.