Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3066 E. 2011/789 K. 10.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3066
KARAR NO : 2011/789
KARAR TARİHİ : 10.02.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 142 ada 1 parsel sayılı 1270.58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı… Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın Ermeni mezarlığı olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı … Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın faal mezarlık olmadığı, çok uzun yıllardan beri mezarlık işlevini yitirdiği, davalının bayii tarafından kullanıldığı ve davalı yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek davanın reddi şeklinde karar verilmiş ise de; mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713.maddesi uyarınca tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için o taşınmazın davasız (nizasız) ve aralıksız en az yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetlik altında bulundurulması zorunludur. Dosya ekinde bulunan Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2005 tarih ve 2003/39 Esas, 2005/221 Karar sayılı dosyasının incelenmesi sonucunda davacıların bayi olan babaları Mustafa Memiş’in sübut bulan mezarlığı zapt ve işgal eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 513/2.maddesi delaletiyle 513/1.maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan 08.01.2010 tarihli uzman fen bilirkişi … tarafından düzenlenmiş rapora göre; anılan Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında eski mezarlık yeri olduğu kabul edilen yerin bir bölümü çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünü oluşturmaktadır. Asilye Ceza Mahkemesinin anılan kararının kesinleşmesi ile, çekişmeli taşınmaza zilyet olan kişi aleyhine niza oluşacağından o tarihe kadar işlemiş zilyetlik süresinin her ne kadar zilyetlikle iktisap için iyiniyet gerekmiyor ise de artık malik sıfatıyla zilyetlikten söz edilemeyeceği için kesileceğinin kabulü zorunludur. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinden, kadastro tespit gününe kadar da yasada öngörülen yirmi yıl zilyetlik süresi geçmemiştir. Hal böyle olunca, çekişmeli taşınmazın Kangal Asliye Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararına konu bölümü üzerinde sürdürülen zilyetliğin suç teşkil ettiği ve artık davalının malik sıfatıyla zilyetliğinden söz edilemeyeceğinden davalı yararına edinme koşulunun bu nedenle oluşmadığı kabul edilerek bu bölümün davacı … Köyü Tüzel Kişiliği adına, geri kalan bölümünün tespit gibi davalı adına tesçiline karar vermek gerekir Ceza Hukukunda suç teşkil eden eylemi ile davalının Kadastro Hukukunda himaye görmesi Hukuk düzeniyle bağdaşmaz. Hükme yöneltilen temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.