YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3134
KARAR NO : 2010/7495
KARAR TARİHİ : 17.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 6 parsel sayılı 5005,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davacı … tarafından davalı … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası, çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz kadastro tespiti sırasında, Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/84 Esas sayılı dosyasında davalı olmasına rağmen, malik hanesi doldurulmak suretiyle yapılmıştır. Kadastro tespiti sırasında mülkiyeti davalı olan taşınmazın malik hanesinin açık bırakılması gerekirken doldurulmasının hukuken bir değeri yoktur. Tespitten önce davacı tarafından açılan el atmanın önlenmesi davası, görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Bu suretle tespiti yapılan taşınmazların 30 günlük askı ilanının Kadastro Mahkemesince yapılması zorunlu olduğu halde Kadastro Mahkemesince yöntemine uygun şekilde 30 günlük askı ilanı yapılmamıştır. Askı ilanı yapılmadıkça ve Yasa’nın 11. maddesinde öngörülen 30 günlük süre dolmadıkça duruşmaya başlanması olanaksızdır. O halde öncelikle çekişmeli taşınmazla ilgili, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11 ve 27. maddelerinde öngörülen şekilde yöntemine uygun askı ilanı yapılmalı, askı ilan süresi dolduktan sonra davaya bakılmalıdır. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.