YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/323
KARAR NO : 2010/96
KARAR TARİHİ : 26.01.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 124 ada 116 parsel sayılı 13663.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 124 ada 116 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın niteliği ile ilgili olarak alınan zirai bilirkişi raporu ile taşınmazın fotoğrafları arasındaki çelişki, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmemiş, çekişmeli taşınmaz ile ilgili 1/25000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları getirtilip mahalline uygulanmak suretiyle davalının zilyetliğinin başlangıç tarihi ile zilyetliğin sürdürülüş biçimi yöntemince araştırılmamış, taşınmazın üzerindeki taşlık ve kayalık kısımların ifrazının mümkün olup olmadığı hususu üzerinde durulmamış, fen bilirkişisinden taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların konumunu kroki üzerinde gösteren ayrıntılı rapor alınmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı kadastro tutanak örnekleri ve dayanağı olan kayıtlar, 1/25000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraatçı ve ormancı bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin orman, mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan ise önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraatçı bilirkişi raporundaki bulgular ve taşınmazın fotoğrafları da değerlendirilerek taşınmazın niteliği hususundaki çelişkiyi giderecek şekilde, taşınmazın toprak yapısı ve özelliklerini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, ormancı bilirkişi aracılığı ile 1/25000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları mahalline uygulanmak suretiyle davalının zilyetliğinin başlangıç tarihi ile zilyetliğin sürdürülüş biçimi yöntemince araştırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki ortaya çıkması halinde giderilmeye çalışılmalı, taşınmazın üzerindeki taşlık ve kayalık kısımların ifrazının mümkün olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, fen bilirkişisine taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların konumunu da gösteren ayrıntılı ve keşfi izlemeye imkan veren kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.