YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3241
KARAR NO : 2010/3585
KARAR TARİHİ : 07.05.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 28 parsel sayılı 9962,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 4753 sayılı Yasa ile 1963 yılında oluşan Hazine tapusunun tesis tarihine kadar davacı ve bayileri lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın tespitine esas 08.11.1963 tarih ve 483 no’lu Hazine tapusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden metruk olması nedeni ile oluşmuştur. Bu durumda davacı tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar Kadastro Kanunu’nun 14. ve 46. maddelerindeki şartların lehine oluştuğunu kanıtlamak zorundadır. Dava konusu 106 ada 28 parsel sayılı taşınmaz toprak tevzi çalışmaları sırasında komisyonca 75 parsel sayılı taşınmaz olarak belirtilip 08.11.1963 tarih 483 sıra numaralı tapu ile 5000 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Mahkemece zilyetlik tanıkları dinlenilmek suretiyle zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden metruk olup olmadığı, 1963 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süre davacı ve bayilerinin zilyetliğinde olup olmadığı yöntemince araştırılmamış, Hazine tarafından çekişmeli taşınmaza aidiyeti kanıtlanan 1937 tarih ve 23 tahrir numaralı vergi kaydının cinsinin mera olduğu gözetilerek mera yönünden de gerekli araştırma yapılmamıştır. Yine taşınmazın tespit öncesi Hazinece … Deri Kilim Gıda İnşaat Ltd Şirketine ve … Ova Tarım Hayvancılık A.Ş’ye tahsis edildiği hususları gözetilerek taşınmaza kimin hangi tarihten itibaren ne suretle zilyet olduğu, davacının zilyetliğinin ne şekilde sürdürüldüğü açıklattırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, komşu parsellere uygulanan tapu kayıtları, belirtmelik tutanakları ve dayanak belgeler, taşınmazın kuzey doğusundaki yoldan sonra gelen taşınmaz tutanakları ve dayanak belgeleri, Hazine tarafından taşınmaza ait olduğu kanıtlanan 1937 tarih 23 ve 30 tahrir numaralı vergi kayıtlarının oluşumlarına esas belgeler ile bu kayıtların kapsamında kalan taşınmazların tutanakları ile dava dosyaları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden metruk olup olmadığını, davacı ve bayilerinin 1963 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süre taşınmaza zilyet olup olmadıklarını bilebilecek yaşta, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişilerle; davacının bildireceği tanıklar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve sağ iseler belirtmelik bilirkişileri, yine 23 tahrir numaralı vergi kaydının cinsinin mera olduğu gözetilerek yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden metruk olup olmadığı, 1963 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süre davacı ve bayilerinin zilyetliğinde olup olmadığı, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, taşınmazın tespit öncesi Hazinece … Deri Kilim Gıda İnşaat Ltd Şirketine ve … Ova Tarım Hayvancılık A.Ş’ye tahsis edildiği hususları gözetilerek taşınmaza kimin hangi tarihten itibaren ne suretle zilyet olduğu, davacının zilyetliğinin ne şekilde sürdürüldüğü tek tek sorulup saptanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmelidir. Komşu köyden seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise imar ve ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliği ve zilyetlik süresiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın yan görünüş krokisi tanzim edilmeli, dört bir taraftan niteliğini ve özelliklerini gösterir şekilde fotoğrafı çektirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.