Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/325 E. 2010/731 K. 08.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/325
KARAR NO : 2010/731
KARAR TARİHİ : 08.02.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1016 ada 12 parsel sayılı 16894.35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4753 sayılı Yasa ile oluşan Hazine tapusunun tesisinden geriye 20 yılı aşkın zilyetlik şartlarının gerçekleşmesi, vergi kaydı ve imar ve ihya nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 4753 sayılı yasa ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 1016 ada 12 sayılı parselin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın eklemeli olarak zilyetliklerinin 80 yılı aştığı, taşınmazın tarım arazisi olduğu, davalıya ait vergi kaydının davalı yerin bir kısmına uyduğundan vergi kaydının miktarına itibar edildiği, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir kısmına uyduğu ve tapunun tesisinden geriye doğru davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresinin dolduğu, zilyetliğin 1936 yılından sonrasının vergi kaydına dayandığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.Toprak tevzi çalışmaları sırasında çekişme konusu taşınmaza ve kuzey hududunda bulunan yine davalı adına tespit edilen 8 sayılı parsele 1937 tarih ve 979 ve 839 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak kaydın doğu ve kuzey sınırları gayrisabit kabul edilerek 2548 sayılı parsel altında Hazine adına belirtilmiş ve taşınmaz 02.01.1964 tarih ve 688 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tescil edilmiştir. Kadastro tespitinde taşınmaza 1937 tarih 839 tahrir numaralı ve kayalık hudutlu vergi kaydı uygulanmış, vergi kayıt miktar fazlasının imar ihya edilerek parsele katıldığından söz edilmiştir. Dava dışı 1016 ada 8 sayılı parsel ise 170429.82 metrekare olarak ve 1937 tarih ve 979 tahrir numaralı ve gayrisabit hudutlu vergi kaydı uygulanarak davalı … adına tespit edilmiştir. Keşif sonucu dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi raporunda taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunun 2548 ve taşlık olarak bırakılan 2549 parseline isabet ettiği, uygulanan vergi kaydının taşınmazı kapsamadığı, Hazine tapusunun ise taşınmazın bir kısmını kapsadığı belirtilmiş isede; belirtmelik haritası ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle Hazine tapusunun kapsamında kalan bölüm ile dışında kalan bölüm kroki üzerinde gösterilmemiştir. Diğer vergi kaydının uygulandığı 1016 ada 8 sayılı parsele de Hazinenin aynı iddia ile dava açtığı ve davanın derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu parsele de uygulanan vergi kaydı değişebilir sınırlı olduğundan kayıt miktar fazlalıkları yönünden davalının zilyetlikten edinebileceği miktarın tespiti açısından her iki parsel hakkındaki davaların birleştirilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmemiştir. Toprak Tevzi Kosmisyonunca taşlık olarak bırakılan yerde kalan bölüm hakkında imar ve ihyanın ne zaman başladığı ve tamamlandığı araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle niza konusu taşınmaz ile kuzeyinde bulunan davalı adına tespit edilen 1016 ada 8 sayılı parsele ilişkin belirtmelik tutanakları, haritaları varsa dağıtım cetvel ve haritaları ile bu parselleri dıştan çevreleyen komşu parsellerin tespit tutanakları ile dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler, tanıklar ve teknik bilirkişiler katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte davalının dayandığı ve belirtmelik tutanağında uygulanan ve değişebilir sınırlı olduğu anlaşılan vergi kayıtları zemine uygulanarak kapsamları miktarına göre belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın toprak tevzi sırasında taşlık olarak bırakılan bölümü üzerinde imar ihyanın ne zaman başladığı ve tamamlandığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hakkında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, uzman zirai bilirkişiden imar ve ihyanın başlangıcı ve ne zaman tamamlandığı ve taşınmazın niteliği hususunda komşu parsellerin toprak yapıları da mukayese edilmek suretiyle ayrıntılı rapor alınmalı, fenni bilirkişiden toprak tevzi haritası ile kadastro paftası çakıştırılarak kaydın kapsamını, Hazine tapusu kapsamında kalan yerler ile kalmayan yerlerin ve komisyonun taşlık olarak bırakılan bölümde kalan yerlerin yüzölçümünü, yine vergi kaydı hudutları ve miktarı ile kapsadığı bölümü kroki üzerinde gösterir şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen hükme göre aynı çalışma alanı içinde belgesizden 100 dönüm taşınmaz edinilebileceğinden, davalı adına tespit edilen ve davalı bulunan 1016 ada 8 sayılı parsel hakkındaki davanın 100 dönüm hesabı için birleştirilmesi hususu düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.