YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/341
KARAR NO : 2010/750
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
5602 Sayılı Yasa uyarınca yapılan kadastro sırasında 820 parsel sayılı 52.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … oğlu … adına tespit edilmiştir. Hazine, tapu kaydına dayanarak tespite itiraz etmiş ve tutanak 5602 sayılı Yasa’nın 27 ve 32. maddeleri gereğince Kadastro Mahkemesi’ne aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı … mirasçıları adına payları oranında tesciline, karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz meraya komşu olduğu halde usule uygun mera araştırması yapılmadığı gibi davacı Hazine dayanağı olan tapu kayıtlarının uygulaması da yeterli değildir. Davacı taraf ” Tapu komisyonu kararı ile oluşan” 27.5.1942 tarih 18 ve 19 numaralı tapu kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece Tapu Komisyonu kararı ile bu kararın dayanağı olan belgeler celb edilmemiş, hangi nedenle Hazine adına tapu kaydının oluştuğu belirlenmemiştir. Ayrıca çekişmeli taşınmaza komşu bir kısım parsellere tevzii yolu ile oluşan tapu kayıtlarının uygulandığı dosya kapsamından anlaşıldığı halde çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 35 nolu Toprak Tevzii Komisyonunca yapılan çalışmalar sonucu oluşan belirtmelik tutanağı, tablendikatif ile tevzii paftası celb edilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazine dayanağı olan tapu kayıtlarının dayanağını oluşturan Tapu Komisyonu kararı ile bu kararın dayanağı olan belgeler, 35 nolu Toprak Tevzii Komisyonunca yapılan çalışmalar sonucu oluşan belirtmelik tutanağı, tablendikatif ile tevzii paftası dosya içine alınmalıdır. Dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davacı Hazine tapu kaydı ve varsa haritası, toprak komisyonu haritası, kadastro paftası ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak yapılacak uygulama sonunda, tapu kayıtları kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Çekişmeli taşınmaz üzerinde Toprak Tevzii Komisyonunca ne gibi işlem yapıldığı ve bu işlemin Hazine’yi bağlayıp bağlamayacağı üzerinde durulmalıdır. Keşifte Hazine dayanağını
oluşturan tapu kayıtları okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Taşınmazı çevreleyen yolların kadim olup olmadığı araştırılmalıdır. Çekişmeli taşınmaza komşu 819 sayılı parselin hükmen kesinleştiği anlaşılmakla bu taşınmaza ait dava dosyası getirtilerek bu dosyadaki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından da uygulamada yararlanılmalıdır. Uzman ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, taşınmazın vasıfları kesin olarak saptanmalıdır. Mahkeme gözlemi de keşif tutanağına yazılmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hakkında maddi olayları dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde durulması gerektiği de düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.