Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3477 E. 2010/3843 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3477
KARAR NO : 2010/3843
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340.maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair, Şişli 4.İcra Mahkemesinin 23.10.2009 tarihli ve 2009/467-516 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 4.12.2009 tarihli ve 2009/1067 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; sanığın Şişli 4.İcra Müdürlüğünün 2009/11993 sayılı takip dosyasında borçlu olarak gözüken … … Tic.Ltd.Şti’nin yetkili temsilcisi olmadığı İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun yazısından anlaşılmakla, 1.6.2009 tarihli taahhüdünün hukuken geçersiz olduğu gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11/4/2010 gün ve 22605 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay C. Başsavcılığının 20.4.2010 tarihli ve KYB.2010/90477 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Borçlu … … Ticaret ve Ltd.Şti. hakkında başlatılan takipte 1.6.2009 tarihinde borçlu şirket yetkilisi sıfatıyla …’in borcu taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği, ancak dosya kapsamına göre 27.6.2006 tarihinden itibaren 15 yıl süreyle borçlu şirket yetkilisinin … … olduğunun, anlaşılması karşısında, taahhüdün geçerliliğinden söz edilemeyecektir. Hal böyle olunca itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 4.12.2009 gün ve 2009/1067değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’in taahhüdü ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkında kesinleşen mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.