YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/354
KARAR NO : 2010/1111
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 116 ada 1 parsel sayılı 23886,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde kendine ait tarlanın mera içerisinde ölçüldüğü iddiası ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline, kalan kısmın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilen ve bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün mera niteliğinde olmadığı, tarım arazisi olduğu ve üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Tespit tutanağının edinme sütununda yazılı beyanlara aykırı sonuca varılmasına rağmen tutanak bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatı ile dinlenmemiş, zirai bilirkişiden çekişmeli taşınmazı komşu taşınmazlar ile karşılaştırır biçimde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin hangi tarihte, sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, öncesinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı ve çevresinde kamu orta malı mera bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı bulunması halinde dinlenmeyen tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, tespit bilirkişi ve yerel bilirkişi beyanları arasında çelişki olması durumunda yüzleştirme yapılmak sureti ile çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, çekişmeli taşınmaza komşu olan ve hükmen tescil edildiği anlaşılan 116 ada 57 parselle ilgili dava dosyası dosya içine alınarak bu dosyada yapılan keşif ve alınan raporlar uygulamada göz önünde bulundurulmalı, zirai bilirkişi kurulundan arazinin eğimi, toprak yapısı, komşu parsellerle arasında doğal veya yapay ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, bitki örtüsü, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı hususlarını içeren çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek fotoğrafları çekilmeli, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli ve fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.