Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3595 E. 2011/3160 K. 01.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3595
KARAR NO : 2011/3160
KARAR TARİHİ : 01.06.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacıların dayanağı tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediklerinin araştırılması ve tapu kayıtlarının haritaları yöntemince uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, bundan sonra sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar … vekili ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı dayanağı tapu kayıtlarının gereği gibi uygulanamadığı, tapu kayıtlarının kapsamını tayin etmenin mümkün olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre, bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozmaya uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “davacılar dayanağı tapu kayıtlarının dayanağı olan haritaların yöntemince uygulanarak kapsamlarının tayini” gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Yapılan keşif sonrası fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve krokisinde davacıların dayandığı tapu kayıtlarının dayanağı olan haritaların kapsamları harita üzerinde gösterilmesine rağmen, önceki keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerden birinin ölmesi, diğer bilirkişinin ise çok yaşlı olup isimleri hatırlayamaması nedeniyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Davacıların dayanağı tapu kayıtlarının dayanağı olan tescil krokilerinin kenar uzunluklarının olması nedeniyle uygulamaya elverişli olduklarının kabulü gerekmektedir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler, bölgede yapılan liman nedeniyle oluşturulan tüm kamulaştırma haritaları, dere ıslah çalışması ile ilgili tüm haritalar getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacıların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp
kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Tapu kayıtlarının uygulanmasında kamulaştırma ve dere ıslah çalışmaları haritalarından yararlanılmalı, tescil krokilerinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise tapu kayıtlarının hudutlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, davacı dayanağı tapu kayıtlarının değişebilir hudutlu oldukları gözetilmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.