YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/377
KARAR NO : 2010/2436
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ve … vekili Avukat … ile … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 150 ada 1 parsel sayılı 197,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, kısa kararda “tespitin iptali ile … … kızı … adına tapuya kayıt ve tesciline,” gerekçeli kararda ise “kadastroca yapılan tespitin aynen bırakılmasına” karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili, davacı … ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 11.05.2009 tarihli son duruşmada tefhim edilen kısa kararda çekişmeli taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile … … kızı … adına tesciline karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında çekişmeli taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin “aynen bırakılmasına” karar verilmek suretiyle hüküm karıştırılmış ve kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi ve 10/4/1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince sonradan yazılan gerekçeli kararın tefhim edilen kısa karara uygun olması zorunludur. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması usul ve yasaya aykırıdır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine gerek olmadığına, Yargıtay duruşması için belirlenen 750.00 TL. vekalet ücretinin, aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren tarafa verilmesine, 23.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.