Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3908 E. 2011/854 K. 11.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3908
KARAR NO : 2011/854
KARAR TARİHİ : 11.02.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 91 parsel sayılı 15064,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı Hazine dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, davacının 1963 tarihinden önceye ilişkin 20 yıllık zilyetliğini ispatlayamadığından zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı 1282 tarih 182 nolu tapu kaydına, davalı Hazine 12.01.1963 tarih 593 sıra nolu tapu kaydına dayanmışlardır. Mahkemece davacı ile davalı Hazinenin dayanağı tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, tapu kayıtları mahalline uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan tapu kaydının haritası, belirtmelik tutanağı, dağıtım cetveli ve tablendikatif getirtilmemiş, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kayıtların kapsamı dayanılan harita, plan ve krokideki sınırlara itibar edilmek suretiyle belirlenir. Mahkemece davacı ile davalı Hazine’nin dayanağını oluşturan tapu kayıtları, varsa haritaları getirilip mahalline uygulanmadan karar verilmesi doğru değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin ve varsa haritalarının ve tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanakları olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davacı ile davalı Hazine’nin dayanağı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat mühendisinden veya mühendisler kurulundan arazinin niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, davacı ile davalı Hazinenin dayanağı tapu kayıtlarının kapsamları ve hukuki değerleri tartışılıp bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 11.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.