YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4054
KARAR NO : 2010/5777
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında davacıya ait eski 291 parsel sayılı ve 8.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 117 ada 17 parsel sayısıyla ve 7.827,09 metrekare olarak, davalıya ait 295 parsel sayılı 6.000 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ise 117 ada 13 parsel sayısıyla ve 7.313,95 metrekare olarak tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde taşınmazının yüzölçümünde meydana gelen eksilmenin davalıya ait 117 ada 13 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yenileme kadastrosuna esas teşkil eden 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanunu’nun 4. maddesinde “yenileme işlemi sırasında ilk kadastro veya tapulamanın tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması esas alınır. Parselin zemindeki sınırları değişmemiş ise ölçümleme sonunda yeni bulunan değerler aynen kabul edilir” hükmü yer almış bulunmaktadır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sırasında görevli olan teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 22.12.2009 tarihli rapora ekli haritada taşınmazın ilk kadastrodaki sınırı çok açık bir şekilde belirlenmiş, yenileme kadastrosu sonucu tespit edilen sınırla ilk kadastro sınırının çakışmadığı görülmüştür. İlk kadastro sınırı belirlendiğine göre yenileme kadastro sınırının eski sınırla çakıştırılması ve ilk kadastro sınırı esas alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; davacının davasının kısmen kabulü ile anılan fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün davacıya ait 117 ada 17 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine karar vermekten ibarettir. Mahkemece, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay durşması için belirlenen 750.00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.