YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4202
KARAR NO : 2011/1222
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 186 ada 50, 51 ve 52 parsel sayılı 664.54, 576.76 ve 717.58 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 186 ada 50 sayılı parsel davalı …, 186 ada 51 sayılı parsel eşit paylarla davalılar…. ve … ve 186 ada 52 sayılı parsel ise davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın almaya dayanarak dava konusu parsellerin adlarına tespit edilen 12 ve 48 sayılı parsellere dahil olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 186 ada 50, 51 ve 52 sayılı parselerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazların öncesinde bir bütün iken kadastro tespitinden önce davacının da katıldığı paylaşma sonucu ayrı taşınmazların oluştuğu, kullanımın paylaşma ile belirlenen sınırlara uygun olarak sürdürüldüğü, kadastro tespitinin de paylaşma sınırlarına uyularak yapıldığı, davacının, davalıların paylaşmadan sonra taşınmazları ileriye doğru genişlettiklerine ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı, yine davacı tarafından ibraz edilen 26.09.1977 ve 25.04.1991 tarihli senetlerin pay dağılımlarına ilişkin olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme, uygulama ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde, kendisi adına tespit edilen 186 ada 12 ve 48 sayılı parselleri 25.04.1991 tarihli satış senedi ile ortak murisleri … …. mirasçısı …’den satın aldıklarını, dava konusu 186 ada 50, 51 ve 52 sayılı parselerin de satın aldıkları yerlerin kapsamında kaldığını, taşınmazın sınırlarının 26.9.1977 tarihli gayrimenkul bedel senedinin kapsamında kaldığını iddia etmiş, aşamalarda ise paylaşmaya dayanmıştır. Çekişmeli parseller davacının murisi ……..’ün mirasçısı olan ….mirasçıları ….. ve …..ün satışı nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davalılar ise kendilerinin de ortak muris …’in mirasçıları olduklarını, mirasçıları arasında paylaşma yapıldığını ve taşınmazların kendilerine kaldığını savunarak 23.07.1973 tarih ve 26.09.1977 tarihli gayrimenkul bedel senetlerine dayanmışlardır. Davacının dava ettiği taşınmazların hangi bölümlerinde, hangi nedene dayanarak hak talep ettiği tam olarak anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca öncelikle taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak davacıya dava konusu taşınmazların hangi bölümlerinde, hangi tarihli senede veya hangi hukuki sebebe dayanarak hak iddia ettiği sorulup saptanmalı, ondan sonra davaya konu her bölüm için tespit maliklerinin savunmaları ayrı ayrı alınmalı, bundan sonra taraflar arasındaki uyuşmazlığın kapsamı belirlenmeli, uyuşmazlığın satın almaya ya da paylaşmaya ilişkin olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, paylaşma yönünden taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kaldığı, tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşma yapılmış ise taşınmazların kim ya da kimlerin miras payına düştüğü, kimin ne zamandan beri hangi sebeple kullandığı hususlarında araştırma ve inceleme yapılmalı, ondan sonra uyuşmazlığın çözümlenmesi bakımından tarafların dayandığı tüm senetler zemine uygulanmalı, senetlerde imzası bulunan tüm şahıslar tanık sıfatıyla dinlenmeli, senetlerin kapsamları belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.