YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4295
KARAR NO : 2011/1178
KARAR TARİHİ : 11.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 18 parsel sayılı 4856,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacılar … ve … adlarına eşit paylarla tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46 maddelerinde yazılı koşulların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın sınırında 102 ada 1 sayılı mera parseli bulunduğu halde mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde tahsisli ya da kadim mera olup olmadığı, taşınmazın bitişikteki meradan açılıp açılmadığı yöntemince araştırılmamış, tespite esas 06.11.1963 tarih ve 35 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığı ve aynı şekilde davalı bulunan 102 ada 17 parsel sayılı taşınmazla ilgili dava dosyasının birleştirilmesi gerekip gerekmediği üzerinde de durulmamıştır. Her ne kadar keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçi bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın “mera olmadığı” belirtilmiş ise de, zirai bilirkişi raporu hükme elverişli değildir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsis kaydı bulunup bulunmadığı idari mercilerden sorularak varsa mera tahsis kaydı ve haritası, komşu parsel tutanakları ve dayanağı olan belgeler getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar, sağ iseler belirtmelik tutanağında adı geçen muhtar ve azalar, tespit bilirkişileri, fen ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritası ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle yerel bilirkişi yardımı ve fen memuru eliyle yerine uygulanarak taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, yerel bilirkişi, tanıklar, tespit bilirkişileri ve sağ ise belirtmelikte adı geçen muhtar ve azalardan dava konusu taşınmazın öncesinin kadim mera olup olmadığı, sınırındaki meradan açılıp açılmadığı, kim veya kimler tarafından ne surette ve ne zamandan beri kullanıldığı, taşınmazın kanunları gereğince devlete kalan taşınmazlardan olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, eylemli durumda çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan mera parselinin kadim ya da tahsisli mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, keşfe katılacak teknik bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verir, özellikle çekişmeli taşınmazın bitişiğindeki mera parselinden nasıl ayrıldığını yan görünüş krokisi ile gösterir rapor alınmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan; çekişmeli taşınmazın niteliğini, eğimini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, kullanım durumunu, komşu mera parseli ile çekişmeli taşınmaz arasında doğal ya da yapay bir sınır bulunup bulunmadığını, taşınmazın meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, mera bütünlüğünü bozup bozmadığını belirtir ve önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi de keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğrafları üzerinde taşınmazın sınırları ve mera parseli ile aradaki sınırın kabaca gösterilmesi sağlanmalı, tespite esas Hazine tapusunun uygulandığı ve aynı şekilde davalı bulunan 102 ada 17 parsel sayılı taşınmazla ilgili dava dosyasının birleştirilmesi gerekip gerekmediği tartışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.