YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5171
KARAR NO : 2010/7826
KARAR TARİHİ : 27.12.2010
MAHKEMESİ : MERSİN 2. İCRA MAHKEMESİ
İİK’nun 331, 332 ve 345/a maddelerine muhalefet etmek suçlarından sanık … hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İİK’nun 345/a maddesine yönelik hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, müşteki vekiline şirket defterlerinin nereden bulunacağı konusunda 15 günlük kesin süre verildikten sonra, kesin sürenin gerekleri yerine getirilmediği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiş ise de;
1- Borçlu şirketin müseccel adresi ve yetkilisi Ticaret Sicil Memurluğundan araştırılmaksızın,
2- Sanığa duruşma davetiyesinin bizzat tebliğ edildiği göz önüne alındığında, zabıta marifetiyle defterlerin temini yoluna gidilmemesi, gerektiğinde Vergi Dairesinden borçlu şirketin muhasebecisinin kimliği sorularak, söz konusu defterlerin bu yerden temin edilmesi halinde, defterler üzerinde İİK’nun 179 ve TTK’nun 324.maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumu itibariyle şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak rapora göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İİK’nun 331.maddeye yönelik temyiz incelemesi sonunda;
Sanığın işyerini muvazaalı olarak devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, öncelikle devredilip devredilmediği, devredilmiş ise tarihi, devralan ile borçlu sanık arasındaki hukuki ilişki, devir bedelinin ve akibetinin ne olduğunun tetkik edilmemesi,
İİK’nun 332.maddesine yönelik temyiz incelemesi sonunda;
Sanık hakkında devam eden takip dosyaları bulunup bulunmadığı, varsa takip miktarları ile haciz durumu ve sanığın sosyal yaşantısı ve geliri ile orantılı harcama yapıp yapmadığı konularında usulüne uygun araştırma yapıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmemesi,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.