YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/555
KARAR NO : 2010/1144
KARAR TARİHİ : 19.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 148 parsel sayılı 1753828,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, meradan açılmak suretiyle tarla haline getirildiği ve üzerine evler yapılmak suretiyle yerleşim birimi oluşturulduğundan söz edilerek mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın 8000,00 metrekarelik bölümü hakkında dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve fen bilirkişi raporunda T2 ile gösterilen 3450,02 metrekare, T3 ile gösterilen 5628,19 metrekare, T14 ile gösterilen 3009,15 metrekare ve T18 ile gösterilen 1171,78 metrekare yüzölçümündeki çekişmeli taşınmaz bölümlerinin tespit gibi mera niteliği ile sınırlandırılmalarına karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli 101 ada 148 parsel sayılı taşınmazın tespiti mera olarak sınırlandırılması suretiyle yapılmış; dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre, çekişmeli taşınmazın bazı bölümleri hakkında değişik kişiler tarafından tespitin iptali istemiyle Mahkemenin 2009/1, 2007/62, 89 ve 90 Esas numaralarında kayıtlı davalar açılmıştır. Mahkemece aynı taşınmaz hakkında açılmış davalar birleştirilmeden davalar ayrı ayrı esaslar üzerinden yürütülmüş ve sadece bu davada dava konusu edilen bölümler hakkında hüküm kurulmuştur. Aynı taşınmaz hakkında açılan davaların daha kısa zamanda, daha az emek harcanarak ve daha az masrafla sonuçlandırılması, tarafların bildirecekleri tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, aynı taşınmazın değişik bölümleri hakkında birbirleri ile çelişkili hükümlere neden olunmaması ve çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında hüküm kurulması için aynı taşınmaz hakkında tespitin iptali istemiyle açılan davaların birleştirilerek görülmesi zorunlu olup, açılan davaların ayrı ayrı görülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de taşınmazın geri kalan bölümleri hakkında sicil oluşturulmamış olması da isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına 19.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.