YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5579
KARAR NO : 2010/5808
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Teknik bilirkişi krokisinde (A), (C) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerin tarım arazisi olduğu ve davacıların zilyetliğinde bulunduğunun sabit olduğu, 2863 sayılı Kanun’a göre kültür ve tabiat varlıkları ile bunları koruma alanları zilyetlikle iktisap edilemez ise de geri kalan bölümlerinin zilyetlikle iktisabının mümkün bulunduğu, bu nedenle Höyüğün bulunduğu alan ile koruma alanı teknik bilirkişiye işaret ettirilerek kalan bölümlerin davacılar adına tescil edilmesi; Mahkemece, kıyı kenar çizgisinin 28.11.1997 gün, 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda saptanmadığı, bilirkişinin raporu hükme yeterli olmadığı gibi Jeolog bilirkişi raporu ile ziraat bilirkişi raporu çeliştiğinden üç kişilik teknik bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyı kenar çizgisinin kesin olarak saptanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların davasının reddine ve çekişme konusu 123 ada l4, 15 ve 16 sayılı parsellerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/C maddesi gereğince tespit ve tescil harici bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar …, İsmail ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.