YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/560
KARAR NO : 2010/1436
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 103 ada 2 parsel sayılı 56671,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, eşit paylarla davalılar…ve … …adlarına, 103 ada 3 parsel sayılı 14809,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı …… adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazların mera niteliğinde oldukları iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 103 ada 3 parsel yönünden davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline, 103 ada 2 parsel yönünden davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar … …ve……vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 103 ada 2 parsel yönünden yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Mahkemece, 103 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafın dayanağını oluşturan ve tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının kapsamında kaldığı ve taşınmazın mera niteliğinde olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Davalının dayanağını oluşturan tapu kaydı yöntemince zemine uygulanarak tapu kaydının sınırları belirlenmediği gibi teknik bilirkişiye kaydın kapsamına ilişkin sınırlar krokide işaretlettirilerek tapu kaydı hudutlarının sabit sınırlar olup olmadığı üzerinde durulmamış ve zirai bilirkişiden çekişmeli taşınmazın niteliği ve toprak yapısı konusunda komşu taşınmazlar ile karşılaştırmalı incelemeyi içeren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve zirai bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, öncesinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı ve çevresinde kamu orta malı mera bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiden davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının sınırlarını zeminde göstermesi istenilerek gösterilen sınırlar teknik bilirkişiye krokide işaretlettirilmeli, tapu kaydının güney sınırında okunan “…’dan …e geçen tarla” sınırı zeminde kesin olarak belirlenmeli ve tespit edilen sınırlara göre tapu kaydının kapsamının derenin doğusunda yada batısında kalıp kalmadığı kesin olarak saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, zirai bilirkişiden arazinin eğimi, toprak yapısı, komşu parsellerle arasında ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, bitki örtüsü, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı ile ilgili çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ve uygulanan tapu kaydının sınırlarını ve kapsamını gösterecek şekilde rapor ve kroki düzenlettirilmeli, tapu kaydının sınırlarının sabit nitelikte olmayıp genişlemeye elverişli sınırlar olması halinde kaydın miktarı ile geçerli olacağı düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.